Gaps Diyeti Danışmanlığı

GAPS; bir sindirim sistemi rahatsızlığıdır.

Gut and Psychology Syndrome= Bağırsak ve Psikoloji Sendromu

Gut and Physiology Syndrome = Bağırsak ve Fizyoloji Sendromu.

Bağırsak ve Psikoloji Sendromu;

Çocuklarda; Otizm, DEHB, DEB, Disleksi, Dispraksi, Öğrenme-Davranışsal Sosyal problemler, Epilepsi şeklinde,

  • Yetişkinlerde; Madde bağımlılığı, Depresyon, Yeme bozuklukları, Obsesif K.Bozukluk, Bipolar bozukluk, Şizofreni ve Epilepsi şeklinde görülmektedir.

Bağırsak ve Fizyoloji Sendromu; Ağrı, migren, kronik yorgunluk, fibromiyalji, eklem iltihabı, alerjiler, cilt problemleri, hormonal bozukluklar, kronik enfeksiyonlar, nörolojik problemler, otoimmün hastalıklar ve emilim problemine bağlı osteoporoz, saç dökülmesi, tırnak kırılması, anemi, diş çürümesi ve erken yaşlanmadır.

GAPS diyeti, Nöroloji ve Beslenme uzmanı Doktor Natasha Campbell’ın Spesifik Karbonhidrat Beslenmesini geliştirerek oluşturduğu bir protokoldür.

Gaps hastalarında şişkinlik, hazımsızlık, karın ağrısı, gaz, ishal ya da kabızlık, reflü, ağız kokusu ve bazı gıdalara karşı intolerans sık görülür. Gaps hastalarında bağırsaklarımızda olması gereken faydalı bakterilerin sayısı patojen bakteri, maya mantar ve bağırsak kurtları lehine bozulmuş (DİSBİYOZİS) ve emilimi gerçekleştiren ince bağırsak astarı inflamasyona uğrayarak sızdırmaya başlamıştır (LEAKY GUT).

Bağışıklık hücrelerimizin yaklaşık %85’i bağırsaklarımızda mevcut olduğundan kronik inflamatuar ve otoimmün hastalıkların oluşması işte tam da bu sebeplerledir.
Bağırsaklarımızda trilyonlarca bakteri bulunur yediğimiz besinlerdeki proteinleri amino asitlere, karbonhidratları disakkaritlere, yağları yağ asitlerine dönüştürürler. Bazı vitaminleri (K2, B1, B2, B3, B5, B6, B12, Folik asit-B9, Biotin-B7) ve bazı amino asitleri sentezlerler.

Bağırsaklarımızdaki bu faydalı bakteriler sayesinde bazı pro-drug ilaçlar aktif metabolitlerine dönüşür, hormonlar üretilir, enzimler sentezlenir ve bağışıklık sistemimiz regüle edilir. Vücudumuzda yaşamını sürdüren yaklaşık 2-3 kg ağırlığa sahip, sayıları trilyonlarla ifade edilen bu mikroplar toluluğuna MİKROBİYOTA diyoruz. Güncel araştırmalar bize mikrobiyota ve kronik inflamatuar hastalıklar üzerine her gün yeni bir çalışma sunmakta.

GAPS ve FERMENTE GIDALAR
Mikrobiyotamızı besleyecek ve bağırsak sistemini onaracak besinlerin başında fermente gıdalar gelir. Atalarımızın yüzyıllardır kullandığı bu yöntem; gıdanın endüstrileşmesi, raf ömrü ile pastörizasyonun hayatımıza katılması ve hızlı yaşam hızlı tüketim kavramları ile mutfaklarımızdan silindi. Fermente gıdalar probiyotiktir. Yoğurt, kefir, fermente sebze-meyve ve turşular, kombu çay, ev sirkesi, tarhana, boza probiyotik gıdalardır.

GAPS DİYETİNİN OLMAZSA OLMAZI ET VE KEMİK SUYU

Gaps diyetinin olmazsa olmazı et-kemik sularıdır. Kolajen, glukozamin, jelatin, hyaluronik asit, vitamin-mineraller, sağlıklı yağlar ve amino asitlerce zengin olan bu gıda bağırsak astarının ihtiyacı olan tüm besinleri sağlar.

DETOKS VE YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ

Klinika Rezonans da gaps danisanlari frekans terapilerinden de cok ciddi oranda destek almakta, iyilesmeleri ve diyete uyumlari, diyeti surdurebilmeleri cok daha hizli ve kolay olmaktadir.

Gaps hastalarının vücutları toksin doludur. Epsom tuzu,bentonit kil ya da deniz tuzu ile hazırlanmış vücut/ayak detoks banyoları tavsiye edilir.Bu hastaların asla kabız kalmaması gerekir,sistem üzerindeki toksinin her gün uzaklaştırılması önemlidir.

Sabah aç karnına sebze-meyve suları ile toksin atışı hızlandırılır.

Fitoşelatör olan sarımsak, soğan, kişniş ve chlorella ile hasta desteklenebilir.

Mutfakta kullandığı araç gereçler sağlıklı olanlar ile değiştirilir. Teflon, alüminyum ve nikel içeren tencereler atılır. İyi marka seramik, cam ya da çelik tencere tercih edilmelidir.
Evde kullanılan tüm kimyasal içerikli deterjanlar, kişisel bakım ürünleri yerini doğal ürünlere bırakmalıdır.

Hipokrat’ın dediği gibi: ’’Hastalık yoktur Hasta vardır.’’

Her insan ve semptomları kendine özeldir. Bu sebeple hastanın öyküsü iyi değerlendirildikten sonra varsa intolerans ve alerjileri bertaraf edilip bütüncül bir yaklaşımla yaklaşılmalıdır.

Herkese her diyet uyacak diye bir şart yoktur. Gaps doktoru ya da uzmanı Sibo’lu, Histamin intoleranslı ya da Candida problemli olan hastaya protokolü modifiye edip uygulayacaktır.

Hastanın semptomlarına göre diyetin basamakları arasında geçişler yapılabilir ya da bazı besinler daha erken tanıtılabilir.

Nasıl ki dizel bir arabaya yanlış yakıt konulduğunda arıza oluyorsa beden makinamızı nasıl beslediğimiz de yıllar içinde bize ruhsal veya bedensel hastalıklar şeklinde dönebiliyor. Bir lokmadan bir şey olmaz derken aslında günlük alışkanlığımız olan beslenme tercihlerimiz bizim geleceğimizi belirliyor.